"Kingdom Come: Deliverance 2" oyunundan bir sahnede, Orta Çağ atmosferini yansıtan bir kale önünde toplanmış zırhlı askerler ve atlı birlikler görülüyor.
GAME+ PLATFORM - Mart 27, 2025

Kingdom Come: Deliverance II İzlenim

Orta Çağ temasıyla yola çıkıp işin içine ejderhaları, büyülü iksirleri, efsunlu alev kılıçlarını ve daha pek çok doğaüstü unsuru katmadan başarılı olabildi; hatta sırtını doğrudan doğruya gerçek tarihî olaylara yasladı. Evet, adını çok uzun yıllar önce duyduğumuz ve oyun dünyasının saygısını kazanan Daniel Vávra’nın senaryosunu kaleme alıp yönetmenliğini de üstlendiği, 2018 çıkışlı Kingdom Come: Deliverance’tan bahsediyoruz. Anımsatmak gerekirse Vávra, hepimizin içine işleyen Mafia: The City of Lost Heaven’ın da yazarı ve yönetmeniydi. Hünerli kalemini bu defa kendi ülkesi Çekya’nın geçmişini de konu edinen oyunlar için kullanan Vávra, sıkı durun, 2,2 milyondan fazla kelime içeren Kingdom Come: Deliverance II ile hem Guinness Dünya Rekorları’na hem de oyuncuların gönlüne girmeye hazırlanıyor. Peki, bir rol yapma oyunundan ziyade immersive sim (sürükleyici simülasyon) kategorisinde bulunan Kingdom Come: Deliverance II’de bizleri neler bekliyor?

Orta Çağ hayatı yaşamaya ne dersiniz?

Tarihi Fantezinin Değil, Tarihin İçinde Bir Oyun

Daniel Vávra liderliğindeki Warhorse Studios’un rol yapma dünyasına bıraktığı ve alışılagelen düzeni yerle yeksan eden bir bomba olarak nitelendirebileceğimiz ilk oyun, 1403 yılının Kutsal Roma İmparatorluğu topraklarında, bugünkü Çekya’nın parçası olan Bohemya’da geçiyordu. Bir demirci evladı olan Henry, Kral Sigismund’un askerleri tarafından yaşadığı köy Skalitz’in yok edilmesi sonucunda ailesini kaybediyor, intikam ve adalet arayışıyla çıktığı yolda, ülkesinin kaderini şekillendirmek gibi hiç beklemediği büyük görevlere girişiyordu. İkinci oyun, ilkinin bıraktığı yerden devam ediyor. 

Yapımın başlarında Henry’ye bir barış mektubu teslim etme görevi veriliyor lakin olaylar pek de beklendiği gibi gitmiyor ve kendimizi karmaşanın içinde buluyoruz. Tabii bu noktada anımsatmamızda yarar var; Henry bilindik rol yapma oyunlardaki gibi “seçilmiş kişi” değil ve hâlâ aç kalabiliyor, az sonra ayrıntılarına değineceğimiz dövüşlerde beceriksiz olabiliyor. Dahası, oyundaki ilerlemelerimizi kaydedebilmemiz adına yine “şnaps” içmek zorunda kalıyor. Neyse ki yeni oyunda artık daha fazla kayıt noktası var ve şnaps ile aramıza mesafe koyabiliyoruz.

KCD2 ile kendinizi Bohemya’nın merkezinde gibi hissedeceksiniz.

Gerçekçilik ve Mizahın Buluştuğu Nokta

Bir yumrukla tavukları kızarmış tavuğa dönüştürüp onları tek seferde yeme, 30-40 kiloluk tam plaka zırhla koşabilme gibi durumları göz ardı edecek olursak ilk oyunun gerçekçiliği, aynı zamanda bu yapımın alametifarikasıydı. Hatta nice dijital dünya cengâveri oyunsever, Kingdom Come: Deliverance’ın gerçekçiliği karşısında havlu atıp rotasını başka oyunlara kaydırmıştı. İkinci oyun da ilkinin izinden gidiyor ve gerçekçilikten ödün vermiyor. Öyle ki; uzun süre duş almadığımızda NPC’ler bizden uzak duruyor, üzerimizde kanlı kıyafetler varsa kuşkuyla yaklaşıp güvenlik görevlilerine haber verebiliyor, hırsızlık yaptığımızda köpekler bizi ihbar ediyor ve çaldığımız eşyaları tanıyabiliyor. Diyalog seçenekleri de oyunun gerçekçiliğine katkıda bulunuyor. Şayet dövüşçü olmak istiyorsak çok kapsamlı bir kılıç dövüşü mekaniği yapımda yer alıyor. Oyunu diplomat gibi hareket ederek sadece ikna yoluyla da tamamlayabileceğimiz ayrıntılı diyalog ağaçları da mevcut ve üzerine ince ince düşünülmüş, yerine göre mizah da içeren diyaloglar, istatistiklerimize göre şekilleniyor.

Kılıç dövüşleri artık daha gerçekçi, daha akıcı ve daha eğlenceli.

İlk oyunun eleştirildiği hususlardan biri olan dövüşlerdeki akıcılık sorunu, Kingdom Come: Deliverance II ile tarihe karışıyor zira beşten dörde indirilen kılıç savurma yönleri ve dövüş süreçlerine eklenen yeni animasyonlar, kusursuz bir kılıç dövüşüne olanak veriyor. Yeni kombo mekanikleri de cabası. Bunun yanında arbalet gibi yeni silahları da kullanabiliyoruz, dilersek kendi kılıçlarımızı üretip satabiliyoruz.

Yeni arbaletinizle avcılık yapmaya ne dersiniz?

CryEngine’ın Görsel Şovuna GeForce Now ile Tanıklık Edin

Crysis’in adının “bilgisayar eriten oyun”a çıkmasının arkasında, bildiğiniz gibi Crytek tarafından geliştirilen CryEngine oyun motoru var. Artık karşımıza bu oyun motorunu kullanan yeterince yapım çıkmasa da güncel CryEngine, müthiş görseller sunuyor. Warhorse Studios da bu oyun motorunda ziyadesiyle yetkinlik kazandığı için yeni bir oyun motoruna geçmek yerine ikinci oyunda da CryEngine’dan yararlanıyor. İlk oyunun harita alanını, ikiyle çarpan Kingdom Come: Deliverance II, ilk oyunun en dikkat çekici özeliklerinden biri olan büyük ve yoğun ormanlık alanları, daha büyük ölçeklerde ve fotogerçekçilik seviyesinde işleyebiliyor. Fizik tabanlı materyal modellemeleri, zırhlardaki metal ve eyerlerdeki kumaşın gerçekçi ışık yansımalarıyla görünmesini mümkün kılıyor. CryEngine’ın Sparse Voxel Octree Global Illumination (SVOGI) teknolojisi, iç mekânlardaki yansıtmalı ışık efektlerini geliştiriyor, örneğin meşalelerle aydınlatılan odalarda daha gerçekçi ışık yansımaları bulunuyor. Bununla birlikte oyunda gerçek zamanlı ışın izleme/real time ray tracing yok, bunun yerine ışın izleme algoritmasının bir türevi olan voxel cone tracing tekniğinden yararlanılıyor.

Yeni oyuna başlamadan önce ilk oyunda neler olup bittiğini özet olarak öğrenmek isteyebilirsiniz.

Kingdom Come: Deliverance II içerik bakımından da grafik açısından harikulade bir oyun. Yapımı, bilgisayarınızın performans sorunlarını geride bırakıp 4K çözünürlükte, 240 fps hızında deneyimlemek isterseniz, NVIDIA GeForce RTX 4080 ekran kartlı Game+ GeForce NOW paketleri içerisinden dilediğinizi satın alabilir, dilerseniz 1440p ve 60 fps destekli Performans serisi abonelik paketlerine göz atabilirsiniz. GeForce NOW dünyasıyla hemen tanışmak için GeForce NOW uygulamasını indirebilirsiniz.