GeForce NOW ile Oynayabileceğin Türkçe Destekli Oyunlar
Kim ne derse desin, oyunları ana dilimizde oynamak gibisi yok. Eğer şimdiye dek fark etmediysen hemen belirtelim, GeForce NOW üzerinden Türkçe dil desteğiyle oynayabileceğin, farklı türlerde sayısız oyun var. Platform üzerinden oyunları Türkçe oynaman için yapman gerekense gayet basit; oyunun menü seçeneklerinden dil ayarlarına ulaşman ve oyun dilini Türkçe seçmen. Tabii GeForce NOW uygulaması, bu ayarı senin için otomatik olarak da yapabiliyor.
Senin için hazırladığımız yazıda yer vereceğimiz ve büyük bir keyifle oynayacağını düşündüğümüz yapımlar ise şöyle:
- Battlefield 1
- Baldur’s Gate 3
- Kingdom Come: Deliverance II
- Portal 2
- Death Stranding
- South of Midnight
- The Talos Principle: Reawakened
- Stardew Valley
Hazırsan, başlayalım!
2025 yılının ortalarına doğru hızla ilerlerken aramızda İngilizceyle arası kötü olan pek kimse kalmamıştır sanırız. Evet, sen de İngilizceyi su gibi içmiş ya da en azından bu dildeki film/oyun alt yazılarını rahatlıkla anlayan, konuşmaları takip edebilen bir oyuncu olabilirsin. Ama İngilizce seviyen ne kadar iyi olursa olsun mutlaka ikinci bir dili anlamak ve işlemek için beynin ekstra çaba sarf ediyor ve “bilişsel yük” olarak nitelendirilen bu süreçte beynin, çeviri işlemleriyle uğraşıyor; sen çoğu zaman fark etmesen bile. Tam da bu nedenle İngilizce biliyor olmana rağmen iyi bir Türkçe alt yazı veya seslendirmeye sahip oyunları, çok daha keyifle deneyimliyorsun.
Tabii Türkçe destekli oyunlardaki olay sadece beyninin bilişsel yükünü hafifletmesi değil. İyi bir yerelleştirmeyle Türkçe dil desteği kazanan yapımlardaki karakterler, olaylar, kısacası oyunun dünyası ve atmosferiyle daha iyi bir duygusal bağ kurabiliyorsun. Buna, anlama sürecindeki akıcılığın/hızın getirdiği oyun sürükleyiciliğini de eklediğimizde ortaya gayet keyifli bir oyun deneyimleri bütünü çıkıyor.
Bu kadar uzun bir giriş yapmamızdan yazının nereye doğru ilerleyeceğini tahmin ediyorsundur; yazımızda GAME+ üzerinden bulut oyunu (cloud gaming) olarak oynayabileceğin Türkçe destekli oyunlardan bahsedeceğiz. Unutmadan, listemizdeki oyunlar yalnızca yeni yapımlardan oluşmuyor. Aralarında birkaç sene evvel yayımlanan ama popülaritesini koruyan, oynanması gereken oyunlar da var. Hazırsan, başlıyoruz!
Battlefield 1
Kronolojik oyun isimlendirme konusunda pek de başarılı bulduğumuzu söyleyemeyeceğimiz Battlefield serisinin aslında onuncu oyunu olan Battlefield 1’in, serinin diğer oyunlarına göre epey farklılığı var. İkinci Dünya Savaşı temasıyla başladığı hayatına Vietnam, modern zamanlar, gelecek ve tekrar modern zamanlara doğru dönen serinin bu oyunu, Birinci Dünya Savaşı dönemini ele aldı. Tabii doğal olarak bu savaşın taraflarından biri de Osmanlı İmparatorluğu’ydu.
Yapımın senaryo modunda farklı cephelerdeki askerleri yönetebilsek de oyunun asıl olayı multiplayer oyunlar PC modları olduğu için hemen Osmanlı tarafını seçip rakiplere karşı mücadele etmeye başladık. Oyunun tüm paketleri dâhil sürümü, GeForce NOW oyunları arasında yer aldığı için doğrudan doğruya Çanakkale Cephesi’ne adım atabiliyoruz. Turning Tides DLC’si sayesinde oyun, bizi, tarihimizin kalbine, Gelibolu’ya götürüyor. Seddülbahir kıyılarında düşmanı durdurmak ya da Alçıtepe’nin zorlu yamaçlarında online savaş oyunları PC deneyimi yaşamak için kolları sıvayabilirsin.
Hatta küçük bir de önerimiz olsun; Çanakkale Cephesi’nde çetin savaşlara girmeden önce Ukraynalı metal grubu 1914’ün “Ottoman Rise” parçasını, sözlerini de okuyarak dinlemeni tavsiye ederiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Conkbayırı Muharebesi esnasında söylediği ve tarihin akışını değiştirirken direnişin sembolü hâline gelen “Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum!” sözünü, parçanın akışı içinde duyduğunda emin ol, bu PC savaş oyunları klasiğine bakış açın da oynama tarzın da baştan aşağı değişecek.
Baldur’s Gate 3
Rol yapma türünün müdavimlerinin yakından tanıdıkları Divinity serisiyle alanındaki uzmanlığını yıllar yıllar evvel kanıtlayan Larian Studios’un, Baldur’s Gate gibi köklü bir seriyi, hem de 20 küsur yıl sonra yeniden hayata döndürmesi epey şaşırtıcıydı. Tabii karşımızdaki stüdyo, tutkulu olduğu kadar da yetenekli. Bu sayede oyuncuların Baldur’s Gate 3’e dair devasa beklentilerinin altından kalkmakla kalmadı, bu beklentilerin üzerine çıkarak bizlere yıllarca konuşulacak, unutulmaz bir macera hediye etti.
Anımsatmamız gerekirse yapım bizi, fantastik rol yapma oyunlarının “mabedi” sayılan Unutulmuş Diyarlar’a (Forgotten Realms) götürüyor. Elbette en önemlisi ve konumuzla da ilgili kısmı, bu devasa evreni, karakterleri, 1,5 milyona yakın kelimelik diyalogları ve derin hikâyeyi baştan sona, son derece kaliteli bir Türkçe yerelleştirmeyle deneyimleyebiliyoruz.
Baldur’s Gate 3’e adım atmayı düşünüyorsan, oyunun sunduğu benzersiz özgürlüğe ve D&D masaüstü deneyimine hazır ol. Öyle ki en iyi hikâyeli oyunlar PC listelerinin zirvesinde yer alan bu oyunda verdiğin kararlar, attığın zarlar, karakterlerle kurduğun ilişkiler, hikâyeni ve içinde bulunduğun dünyanın kaderini şekillendiriyor.
Sana tavsiyemiz, sakın acele etme; her taşı kaldır, her karakterle konuş, hatta hayvanlarla bile konuş ve bu harikulade yapımı, GeForce NOW ayrıcalıklarıyla Türkçe oynamanın keyfini çıkar.
Kingdom Come: Deliverance II
Mafia serisiyle yeni yeni tanışıyor olabilirsin ama aslında Mafia, bundan neredeyse çeyrek asır önce çıkan (2002) bir oyundu ve yapımın beyni/yönetmeni, o dönemki Illusion Softworks çatısı altında bulunan Daniel Vávra’ydı. Kendisi, 2010 yılında yayımlanan Mafia II’de yazar ve oyun tasarımcı koltuğunda bulunduktan sonra yine bir sekiz yıllık aranın ardından bu defa bambaşka bir fikrî mülkle çıkageldi: Kingdom Come: Deliverance ile.
Bu açık dünya oyunları PC deneyimiyle fantezi klişelerini rafa kaldırıp bizi Orta Çağ’ın çamurlu, ilkel ama bir o kadar da ilginç diyarlarına davet eden Vávra, bu defa sekiz değil, yedi yıllık aranın ardından ikinci oyunla bizleri buluşturdu.
Kingdom Come: Deliverance II hem acımasız hem de esprili gerçekçiliğiyle son derece dikkat çekici bir yapım. Ayrıca Guinness Rekorlar Kitabı’na aday 2,2 milyon kelimelik devasa bir senaryoya da sahip. Vávra’nın yaratıcılığı ve üretkenliğini alkışlamamak mümkün değil. Oyunla ilgili ayrıntıları istersen GAME+ Blog sayfamızdaki Kingdom Come Deliverance II ilk izlenim yazımızdan okuyabilirsin. Eğer oyunu şimdiye dek oynamadıysan, “Gel, bu yanlıştan dön.” diyor, bir sonraki oyuna geçiyoruz.
Portal 2
ABD gerçekten de fırsatlar ülkesi ve elinde yaratıcı bir işin varsa devasa şirketler, seni kadrolarına dâhil etmek için hemen harekete geçiyor. Bunun harika bir örneği, Narbacular Drop adlı yapımı geliştiren ekip ve oyunun yapımcısı Kim Swift. Bir grup öğrencinin son sınıf projesiyken Valve’ın kurucu ortağı ve başkanı Gabe Newell’ın dikkatini çeken Narbacular Drop için “Portal’ın ilk hâli” diyebiliriz rahatlıkla.
2007 çıkışlı The Orange Box’ın bir parçası olan Portal’ın nasıl ses getirdiği dün gibi aklımızda. “Bunun üzerine daha ne eklenebilir ki?” diye düşündüğümüz sırada çıkagelen Portal 2 ise aklımızı başımızdan almış, bize “kek”in bir “yalan” olduğunu tekrar anımsatmıştı.
Oyuna ve oyunun içeriğine dair çok fazla detay vermeyelim; böylesi başarılı bir yapımı şimdiye dek oynamadıysan işte sana fırsat. GeForce NOW kitaplığından oyunu bul ve ister kendi başına oyna istersen arkadaşınla co op oyunlar PC modunda deneyimle. Biriniz Atlas, diğeriniz P-Body adlı robotu yönlendirecek. Oyunun muhteşem bir yerelleştirmeye sahip olduğunu belirtelim. Alt yazıları açmayı unutma, yapımdaki esprilerin Türkçe versiyonlarını kaçırmak istemezsin.
Death Stranding
Bir çocuk düşün, Japonya’da küçük bir evde ailesiyle her gece film izliyor. Babası işten geç saatlerde dönerken annesi, ona, kendisini yalnız hissetmesin diye sinema geceleri düzenliyor. İzlediği filmlerdeki hikâyeler, bu çocuğun hayal gücünü zenginleştiriyor ve o da kendince senaryolar yazmaya, özgün dünyalarını inşa etmeye başlıyor. Ne var ki Japonya’da film yapımcısı olmanın zorluğunu fark edince, başka bir tutkusu olan video oyunlarına yöneliyor. Nihayetinde sinema sevgisini, oyunlarla birleştiriyor ve hikâye anlatımı konusunda benzerine nadiren rastlanan oyunlar tasarlamaya başlıyor.
Evet, tahminlerin doğru, o çocuk, Hideo Kojima’ydı ve sinematik oyunlarıyla oyun dünyasını değiştiren bir dâhiye dönüşecekti. Metal Gear Solid gibi muhteşem bir seriyi hazırladıktan sonra Japon oyun devi Konami’yle tatsız şekilde ayrılıp -artık hiç çıkmayacak olan Silent Hills oyunu içimizde bir yara, sorma gitsin- Metal Gear Solid serisinin haklarını onlara devrederek kendi oyun stüdyosu Kojima Productions’ı kuran Hideo Kojima, tamamen yeni bir fikrî mülk yarattı: Death Stranding.
“Yapsa yapsa böyle bir oyunu Kojima yapar.” dedirtecek kadar derinlikli, çıktığı ilk dönemde “Kargoculuk simülasyonu” denilerek alaya alınan ama küresel pandeminin patlak vermesinin ardından Kojima’nın aslında ne kadar vizyoner olduğunu gözler önüne seren yapım, kaliteli bir Türkçe dil desteğine sahip.
Eğer şimdiye dek Death Stranding hakkında çok şey duyup oyunu henüz deneyimlemediysen yapman gereken, kendine uygun GeForce NOW paketlerinden birini seçip oyuna hemen başlaman. “Hemen” diyoruz zira bir seriye dönüşen yapımın ikinci oyunu bu yıl konsollara geliyor; çok geçmeden PC platformuna çıkması muhtemel. Macerayı sıcağı sıcağına yaşaman harika olur.
South of Midnight
Biraz da bu yazının hazırlandığı dönem itibarıyla epey güncel ve dikkat çeken oyunlardan söz edelim, South of Midnight gibi. Compulsion Games adını belki anımsarsın. İstersen küçük bir yardımda bulunalım hatırlaman için.
Son derece etkileyici ve o dönem için epey ilginç olan ışık-gölge bulmacalarıyla aklımızda yer edinen Contrast’ın ve rahatsız edici ama bir o kadar da merak uyandıran distopik dünyasıyla unutulmaz oyunlar arasına adını yazdıran We Happy Few’u geliştiren ekipten söz ediyoruz. Bu ekip, Microsoft tarafından satın alındıktan sonraki ilk büyük projeleri South of Midnight ile karşımıza çıktı ve oyun, tahmin edeceğin üzere yine stüdyonun kendine has sanatsal dokunuşunu taşıyor.
Oyun, bizi, Amerikan Güney folk masallarının derinliklerine, büyülü ve biraz da ürkütücü bir diyara götürüyor. Başroldeki Hazel’in, kasırgada kaybolan annesini ararken fantastik yaratıklarla ve kadim sırlarla dolu bir maceraya atılması, yer yer “Alice Harikalar Diyarında” atmosferini andırmıyor değil.
Eğer açık dünya oyunları PC türünden sıkılmaya başladıysan ve lineer oynanışa sahip bir aksiyon oyunları PC yapımı arıyorsan, bu oyunun sana ilaç gibi geleceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Seni, keşiften ziyade hikâyeye ve yer yer çözülmesi gereken bulmacalara yönlendiren yapımın en ilginç özelliklerinden biri stop-motion tekniğini andıran görsel stili; karakter animasyonları bilinçli olarak daha düşük kare hızında çalışıyor -tabii dilersen oyunun ayarlarından değiştirebilirsin- ve bu, oyuna eşsiz bir hava katıyor.
Yapımı mutlaka satın almana da gerek yok bu arada, Game Pass aboneliğin varsa oyunu keyifle tecrübe edebilirsin.
The Talos Principle: Reawakened
Eğer serinin her oyunu olmasa da en azından birini bile oynadıysan adını duyunca aklına ilk iki şey; üzerine bağırarak koşan onlarca Headless Kamikaze’lerin yanı sıra bir vurdular mı seni birkaç metre öteye savurup atan sinirli Sirian Werebull’lar ise meşhur FPS oyunu Serious Sam, sende de iz bırakmıştır.
Her ne kadar beş koca yıldır seriye yeni bir oyun katılmamış olsa da serinin geliştiricisi Croteam’in bir diğer oyun serisine dönüşen fikrî mülkü The Talos Principle’dan mutlaka haberin vardır. Tabii Serious Sam gibi tabirimizi mazur gör -ama yaygın olarak bu şekilde adlandırılıyor, doğruya doğru- “beyinsiz shooter”lar yapan bir stüdyonun, The Talos Principle gibi derin felsefi sorgulamalar içeren bir bulmaca oyunuyla çıkagelmesi, oyun dünyası için tam bir şoktu.
İşin ilginç yanı, bu oyunun doğuşu tam bir “kaza” eseri. Nasıl mı? Ekip, Serious Sam 4 için yeni mekanikler denerken tasarladıkları bulmaca bölümleri o kadar ilgi çekici olmuş ki “Bundan ayrı bir oyun çıkar!” demişler. Elbette oyunun merkezine yapay zekâ, bilinç ve insanlığın doğası gibi ağır konuları yerleştirmek için Tom Jubert ve Jonas Kyratzes gibi usta kalemlerle çalışmışlar. Bu iki isim sana yabancı geldiyse Wikipedia sayfalarına göz attığında epey şaşırabilirsin.
Oyunda, bir yapay zekâyı yönetip varoluşunu sorguluyorsun ve bu süreçte Portal serisindekine benzer hatta onlara kıyasla çok daha beyin yakan bulmacaları da çözmen gerekiyor.
Yapımın üretim sürecindeki şu detayı paylaşmadan geçmeyelim: Croteam, oyunun yaklaşık 15.000 saatlik devasa test sürecini hızlandırmak için “Bot” adında özel bir yapay zekâ geliştirmiş. İşin ironik yanı, yapay zekânın varlığını sorguladığın oyunun bulmacaları, bizzat başka bir yapay zekâ tarafından defalarca çözülerek test edilmiş. Kısacası, yapay zekâlar bile oyunun çıkması için mesai harcamış. Yer yer zihin açıcı, yer yer beyin yakan deneyimi, kaliteli Türkçe alt yazılar eşliğinde, üzerine derin derin düşünerek yaşamaya hazırsan, ilk oyunun genişleme paketini ve yeni bir bölümü de içeren, Unreal Engine 5 oyun motoruyla baştan yapılan The Talos Principle: Reawakened, bu yazının hazırlandığı dönem itibarıyla taze çıktı; bizce kaçırma.
Stardew Valley
Bir oyuncu olarak oyun oynamakla kalmayıp oyunlarla ilgili kitaplar da okuyorsan, Jason Schreier’ın, Türkçeye “Kan, Ter ve Pikseller” şeklinde -çok başarılı şekilde- çevrilen kitabını okumuş olabilirsin. Okumadıysan kitapta, Stardew Valley ile ilgili bir bölüm olduğunu hemen belirtelim.
Yapımdaki huzurlu mu huzurlu çiftlik hayatının, sevimli piksel grafiklerin ve ruhunu dinlendiren müziklerin ardında, aslında bu kitaba konu olacak kadar çileli bir geliştirme süreci bulunduğunu ifade etmemiz lazım. Oyunun tek geliştiricisi Eric Barone, eski Harvest Moon oyunlarının kendine özgü havasını, serinin yeni yapımlarında “Madem kimse yapmıyor, en iyisi ben kendim yapayım!” diyerek kolları sıvamış. O zamana kadarki profesyonel oyun geliştirme tecrübesi sıfırken seneler boyunca tek başına oyunun kodlamasından piksel sanatına, müziğinden tasarımına kadar her şeyi sıfırdan öğrenip yapmış.
Satış rekorları kıran, kendi türünü yeniden canlandıran ve hâlâ irili ufaklı güncellemeler alan oyunu Türkçe dil desteğiyle oynayabiliyoruz. Eğer şehrin gürültülü ve kaotik havasından daraldıysan, kendini dijital olarak da olsa çiftlik hayatının huzurlu ve dingin kollarına bırakabilirsin. Hatta dilersen co op oyunlar PC türü içindeki yapımı, çevrim içi eşli mod sayesinde arkadaşlarınla ve sevdiklerinle deneyimleyebilirsin.
Evet, karşında GAME+ ile GeForce NOW üzerinden keyifle oynayabileceğin, birbirinden farklı türlerde ve hepsi birbirinden kaliteli Türkçe dil desteğine sahip oyunlardan sadece birkaçı var. Tarihin tozlu sayfalarında kaybolmak istesen de fantastik diyarlara yelken açmayı hedeflesen de ana dilinde oyun oynamanın keyfi gerçekten bir başka olacak.
Kitaplığındaki oyun sayısı 2.200’ü aşan ve her hafta düzenli olarak eklenen yeni yapımlarla hem güncel oyunları hem de klasik yapımları, bulutta keyifle oynamanı sağlayan GeForce NOW Powered By GAME+ ile hemen tanışabilirsin. Unutma, cloud gaming sayesinde artık indir oyna derdi olmadan, donanım kısıtlaması yaşamadan en iyi oyun deneyimine ulaşman sandığından çok daha kolay.
